|
ercanwrote:
HAYIRLI CUMALAR
ALLAHÜTEALA RAZIOLSUN .DOĞRUYOLDAN AYIRMASIN.İŞLERİMİZDE KOLAYLIK VERSİN..ARKADAŞLARIMIZI SALİH SALİHA EYLESİN. CENNETTE PEYGAM BERİMİZE ALEYHİSSELAM KOMŞU EYLESİN İİNŞALLAH AMİN GÖNENDEN SELAMLAR . Gemi parçalanmak üzereydi ki... Ahmet bin İbrahim el Vasıti hazretleri rahime-hullahü teâlâ, bir gün, deniz yolculuğuna çıktı. Ancak büyük bir fırtına koptu denizde. Dalgalar büyüdü. Gemi başladı sallanmaya. Tam parçalanmak üzereydi ki; - Yâ Rabbî! Sevdiğin kulların hürmetine dindir bu fırtınayı! diye yalvardı. Ellerini yüzüne sürerken dindi fırtına. Yolcular; - Nasıl dua ettin ki, fırtına durdu? dediler. - “Sevdiğin kullar hürmetine...” diyerek yalvardım, buyurdu. Cenâb-ı Hakkın öyle kulları vardır ki, onların hürmetine edilen duaları geri çevirmez. ALLAH KULUNU SEVERSE... Bir gün de sohbetinde; - Allahü teâlâ bir kulunu severse, ona iki nimet verir, buyurdu. Birincisi, ona sevdiği bir kulunu tanıtır. Sordular: - Sevdiği kuldan murat nedir efendim? - Hakiki bir “İslâm âlimi” veya gönül ehli bir “Allah adamı”dır. Böyle bir zatı tanımak, nimetlerin en büyüğüdür. - Neden efendim? - Çünkü iki cihan saadetine kavuşmak, böyle bir zatı tanımak ve onu sevmekle olur ancak. - İkinci nimet nedir hocam? - İkincisi, ona hayırlı bir iş nasib eder. Daha çok severse, derd-ü bela verir. - Sevdiğine mi dert bela verir efendim? - Evet. Derd-ü bela, Allahü teâlânın kemendidir. Sevdiklerini, onunla kendine çeker. İYİ İNSAN NASILDIR? Bir gün de; - İyi insan nasıl olur efendim? diye sordular bu zata. Cevabında; - İyi insan, herkese güler yüzlü, tatlı dilli olur, buyurdu. - Farzları yapıp haramlardan kaçması da gerekmez mi hocam? - Elbette. Ama bunlar, her Müslümanın asli vazifesidir zaten. Tabii ki yapacaktır
Mar. 12
|
|
|
ercanwrote:
KANDİLİMİZ MUBAREK OLSUN .RABBİM DOĞRUYOLDAN AYIRMASIN
ARKADAŞLARIMIZI SALİH SALİHA EYLESİN.. CENNETTE PEYGAMBERİMİZE ALEYHİSSELAM KOMŞU EYLESİN İNŞALLAH AMİN..
Mar. 7
|
|
|
ercanwrote:
HAYIRLI CUMALAR
ALLAHÜTEALA HAYIRLI UZUN ÖMÜR LER VERSİN İNŞALLAH RABBİM CENNETTE PEYGAM BERİMİZE ALEYHİSSELAM KOMŞU EYLESİN AMİN HAYIRLI GECELER “Onun bir benzeri yoktur!” Evliyânın büyüklerinden ve kendilerine “Silsile-i aliyye” denilen âlim ve velîlerin meşhûrlarından Mazhar-ı Cân-ı Cânân şöyle anlatmıştır: “Bir defâ cihânın süsü ve kâinâtın serveri olan Peygamber efendimizi rüyâda görmekle şereflendim. Yan yana uzanmış yatıyorduk. O kadar yakındık ki, mübârek nefesi yüzüme geliyordu. Bu esnâda susadım. Serhend büyüğünün oğulları, yâni İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin evlâdı da orada idiler. Resûlullah, onlardan birine su getirmesini emir buyurdu. Fakîr; “Yâ Resûlallah, onlar benim pîrimin evlâdıdır” diye arz ettim. “Onlar bizim sözümüzü tutarlar” buyurdu. Onlardan bir azîz, kalkıp su getirdi. Kana kana içtim. Sonra; “Yâ Resûlallah, hazretiniz Müceddîd-i elf-i sânî hakkında ne buyurursunuz?” diye arz ettim. “Ümmetimde onun bir benzeri yoktur” buyurdu. “Yâ Resûlallah! İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin Mektûbât’ı, mübârek nazarlarınızdan geçti mi?” dedim. Buyurdu ki: “Eğer ondan hatırladığın bir yer varsa oku!” Ben de, İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin bâzı mektuplarında geçen ve Allahü teâlâ için; “O, verâ-ül-verâ sonra yine verâ-ül-verâ’dır, yâni Allahü teâlâ ötelerin ötesidir. Akıl neyi düşünür ve neyi tasavvur ederse O değildir” buyurduğunu okudum. Resûlullah efendimiz bunu çok beğendi ve; “Tekrar oku!” buyurunca, tekrar okudum. Bu ifâdeleri çok güzel buldu..” İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin talebelerinden seyyid bir zât şöyle nakletmiştir: “Bir gün bir dostuma sultânın, İmâm-ı Rabbânî hazretlerini hapsettiğini söylediğimde çok üzülerek sebebini sordu. Ben de bilmediğimi söyleyince, “Bugün işin aslını öğreneceğim” dedi. Sonra gidip kaylûle yaptı yâni öğle vaktine yakın biraz uyudu. Sonra bu uykusunda, rüyâsında İmâm-ı Rabbânî hazretlerini gördüğünü ve kendisine; “İşittiğiniz haber doğrudur. Fakat bâzı makamları geçmek, Allahü teâlânın celâl sıfatı ile terbiye edilmeye bağlıdır. Eğer öyle olmasaydı o makamları geçmek mümkün olmazdı. Dostlarımıza söyle, gönüllerini hoş tutsunlar, işin sırrı budur” buyurduğunu söyledi.
Mar. 5
|
|
|
Islam Abdouwrote:
fatemah
Mar. 4
|
|
|
ercanwrote:
Dine uymak zorlaşır
Kıyamet yaklaştıkça, güçleşir uymak dîne Ateş almaya benzer avuçların içine. Bilgi sizsiniz Yoksa ilmihaliniz, gayet bilgisizsiniz, İlmihaliniz varsa, artık bilgi sizsiniz. Değer sizsiniz İmansızsanız eğer, elbet değersizsiniz İmana kavuşunca, artık değer sizsiniz. Akılsız başın cezası Öfkeli cahil kişi, çocuğa dayak çeker. Başımız akılsızsa, cezayı ayak çeker. Araba devrilince Araba devrilince, yol gösteren çok olur Yardım istendiğin an, hepsi birden yok olur. Gül için figan Bülbülün figanı var, Gülle halvet anı var, Canansız can aşksızdır, Her canın cananı var. Mazlumun gözyaşları Aldatmasın şatonun, renkli mermer taşları, Kralı suda boğar, mazlumun gözyaşları. Tefekkür Çekirdek içinde orman gizlidir, Zehirler içinde derman gizlidir, Bunları ibretle tefekkür gerek, Tahıl tanesinde harman gizlidir. Neye yarar Altının yanında pul neye yarar? Hakkı tanımayan kul neye yarar? Doğru diye herkes bir yolda gider, Cennete çıkmayan yol neye yarar? Bülbülün derdi Dikenle gül dost olmuş, Bülbülün gözü dolmuş, Göğe çıkmış feryadı, Tutup saçını yolmuş. Demişler ki hey bülbül, Al sana lale sümbül, Bülbül ah çekip der ki İstemem, ille de gül. Yeni sene Yıllar gelip geçiyor, geldi yeni bir sene, Boşa harcama ömrü, kıymetini bilsene! HAYIRLI GECELER ALLAHÜTEALA RAZIOLDUĞU KULLARINDAN EYLESİN RABBİM SEVDİĞİ KULLARINI BİZLEREDE SEVDİRSİN AMİN
Feb. 28
|